REHBER PDM

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Haberler Sıcak Haber Teknogirişimciler Buluştu

TeknogiriÅŸimciler BuluÅŸtu

e-Posta Yazdır PDF

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından “Teknogirişim Sermayesi Desteği" adı altında desteklenen girişimci gençlerin kamuoyuna tanıtım toplantısı Çırağan Otel’de gerçekleştirildi. Rehber PDM 2 projesi ile oradaydı.

 

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Teknogirişim Sermayesi Desteği Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, projede yer alan gençlere, onları yetiştiren anne babalara ve öğretim üyelerine Türkiye adına teşekkür etti. Bakan Ergün, biyoteknoloji'den makineye, elektromekanikten genetiğe, yenilenebilir enerjiden yazılım sektörüne kadar birçok kritik alanda toplam 180 firmanın Teknogirişim Sermayesi Desteğinden yararlandığını belirtti.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, geçmişte Türkiye'nin kaynaklarının çarçur edildiğini, hırsıza, uğursuza, hortumcuya yolsuzluk yapanlara milyarlar kaptırıldığını belirterek, ''Bu projelerin her biri beklenen başarıyı göstermeyebilir, ancak biz devlet olarak şimdiden bu parayı gençlerimize helal ettik'' dedi.

Toplantının, teknogirişim sermayesi desteği ile ne kadar isabetli bir hamle yapmış olduklarını kendilerine bir kere daha gösterdiğini dile getiren Ergün, Türkiye'yi bir yerden daha iyi bir yere taşıyacak olan en emin yolun, nitelikli projelerden geçtiğini kaydetti.

Ergün, verilen desteklerle hayata geçirilen her nitelikli projenin, Türkiye'yi bulunduğu yerden çok daha iyi yerlere taşıyacağını, hükümet olarak bugüne kadar birçok önemli projeye imza attıklarını, bu projeleri doğru ve hızlı bir şekilde harekete geçirdiklerini anlattı.

''Türkiye'nin 30, 40 yıl önce çözmesi gereken sorunlarını çözdüğümüz gibi, geleceğimizi teminat altına alacak projeleri de hayata geçirdik'' diyen Ergün, Teknogirişim Sermayesi Desteği'nin, Türkiye'nin geleceğini sağlam bir şekilde kurgulayacak projelerin başında geldiğini söyledi.

Bakan Ergün, bu programın, her yıl birçok nitelikli projenin hayata geçmesini sağlayan bir üst proje olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu ülkenin gençlerinin ne kadar zeki, yaratıcı ve cesur olduklarını biliyoruz. Ülkemizin en büyük varlığı gençlerimiz, gençlerimizin en büyük varlıkları ise hayalleridir. Bir genç için hayatın en dayanılmaz olduğu zamanlar, yaşanan imkânsızlıklar nedeniyle, hayallerin sadece zihinlerde kaldığı zamanlardır. Teknogirişim Sermayesi, gençlerimizin hayallerinin gerçeğe dönüşmesini sağladığı için büyük önem taşımaktadır.

Bu programla, eğitimli ve nitelikli gençlerimizin teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini hayata geçirmelerine destek oluyoruz. Proje kapsamında her yıl 100 genç girişimcimize karşılıksız ve kefilsiz, 100 bin lira veriyor, teknoparklarda kendileri için yer tahsis ediyoruz. 2009 yılında başlattığımız projede, geçen yıl yapılan 159 başvurudan 78'ini destekledik. Bu yıl, gençlerimiz projeye çok daha yoğun bir ilgi gösterdiler ve yapılan başvuru sayısı 724'e ulaştı.''

''İŞ ADAMLARIMIZDAN BU GENÇLERE DESTEK OLMALARINI BEKLİYORUZ''

Birbirinden kaliteli bu projeler arasından desteklenecek olan 102 projeyi belirlemenin, jüriyi terlettiğini belirten Ergün, böylece, iki yıl içinde 180 gencin, kendi firmalarını kurduklarını ve kendi işlerinin patronu olduklarını kaydetti.

Nihat Ergün, programa olan ilginin her geçen yıl daha da artacağını ve oluşan rekabet sayesinde, çok daha yaratıcı fikirlerin ortaya çıkacağını düşündüklerini bildirerek, ''180 genç girişimcimizin projelerini ve iletişim bilgilerini bir kitapta topladık. Özellikle bu salonda bulunan iş adamlarımızdan, genç arkadaşlarımızın projelerini dikkatli bir şekilde incelemelerini, onlara yakın ilgi göstermelerini ve destek olmalarını bekliyoruz'' dedi.

Dünyanın artık eskisinden daha hızlı bir şekilde döndüğünü ve zamanın eskisinden daha hızlı bir şekilde aktığını dile getiren Ergün, dünya tarihinde uzun yıllar içinde yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasi değişimlerin, artık bir kaç yıl içinde hayatımıza dahil olduğunu anlattı.

Ergün, yaşadığımız çağın temel nitelikleri olan değişimin ve gelişmenin, ağırlıklı olarak bilim ve teknoloji üzerinden yürüdüğünü vurgulayarak, yıllar öncesinde büyük önemi olan coğrafi konum, iklim şartları, nüfus yoğunluğu gibi özelliklerin, artık eskisi kadar önemli olmadığını belirtti.

Günümüzde ülkeler arasında görülen farklılıkların temel kaynağının, bilim ve teknoloji alanında ortaya konulan performans olduğunu ifade eden Ergün, ''Mesela çok sınırlı doğal kaynaklara sahip olan Japonya, teknoloji sahasında gösterdiği başarıyla, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olmayı başarmıştır. 1960'lı yıllarda Türkiye ile benzer kategorilerde bulunan Güney Kore, bugün dünyanın önde gelen üretim ve teknoloji üslerinden birisi haline gelmiştir. Ülkemizin küresel siyaset ve ekonomide söz sahibi olmasının yolu, bilgi, teknoloji ve yüksek katma değerli üretimden geçmektedir'' diye konuştu.

Bakan Ergün, ekonomik büyüme, rekabet gücüne; rekabet gücü, yeni teknoloji üretmeye, yeni teknoloji ise yaratıcı, nitelikli ve entelektüel birikimi olan genç girişimci sayısının artmasına bağlı olduğunu vurgulayarak, yenilikçiliği anlamlı hale getirecek olanın girişimcilik olduğunu, zira ticari ürüne dönüşmeyen fikirlerin, kişiye tatmin sağlasalar da, ülkeye fayda sağlamayacaklarını kaydetti.

Teknogirişim sermayesini, Türkiye için bu derece önemli yapan özellikleri burada aramak gerektiğine işaret eden Ergün, zira bu projenin, Türkiye'nin önemli sorunlarının başında gelen yenilikçilik ve girişimciliğe aynı anda destek olduğunu belirtti.

''BİZ, ŞİMDİDEN BU PARAYI HELAL ETTİK''

Ergün, bu projelerin her birinin beklenen başarıyı göstermeyebileceğine işaret ederek, ''Ancak biz devlet olarak şimdiden bu parayı gençlerimize helal ettik. Geçmişte bu ülkenin kaynakları çar çur edildi, hırsıza uğursuza, hortumcuya, yolsuzluk yapanlara milyarlar kaptırıldı. Şimdi bu ülkenin bir gencine, ürüne dönüştüreceği teknolojik fikir için 100 bin lira vermenin lafını etmeye bile değmez. Zira başarılı olsalar da olmasalar da, ortaya akıl ve yürek koyan bu gençlerimize ayırdığımız kaynak, asla boşa gitmiş bir kaynak olmayacaktır. Arkadaşlarımızın hayallerini ürüne dönüştürme konusunda cesaret göstermeleri dahi takdiri fazlasıyla hak etmektedir'' şeklinde konuştu.

Türkiye'de otomotiv sektöründe işçi, teknisyen ve mühendislerin dünyanın en kusursuz otomobillerini ürettiklerini dile getiren Ergün, yazılım sektöründeki girişimcilerin de aynı şekilde Hindistan gibi yazılımda ilerlemiş ülkelerdeki rakiplerini geride bırakabileceklerini anlattı.

Ergün, gelişmiş ülkelerde yaşayan gençlerin, Türkiye'deki gençlerden daha zeki olmadıklarına dikkat çekerek, o ülkelerde genç insanların girişim yapabilecekleri, kendilerine güvenebilecekleri bir ortam oluşmuş durumda olduğunu anlattı.

''Şimdi biz de gençlerimize aynı ortamı sunmanın, güven duyacakları bir ülke oluşturmanın gayretini taşıyoruz'' diyen Ergün, ekonomik ve siyasi istikrarı sağlama yönünde attıkları adımların, Türkiye'yi muasır ülkelerin seviyesine çıkaracak reformların amacının bu olduğuna vurgu yaptı.

Ergün, ''Demokrasi ve hukuk standartlarını yukarıya çeken, ekonomisini güçlendiren, Ar-Ge ve tasarıma önem veren Türkiye'de, gençlerimiz geleceğe daha fazla güvenle bakacaklardır. Türkiye güçlendikçe, teknolojiye daha fazla kaynak ayıracak; teknolojiye daha fazla kaynak ayırdıkça, daha fazla güçlenecektir'' dedi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Microsoft, HP ve Google gibi bir çok firmanın, cesur ve fırsatları avantaja çevirme yeteneği olan genç girişimciler tarafından kurulduğunu anımsatarak, ''Bu ülkenin gençlerinden bir Bill Gates neden çıkmasın? Bu ülkenin Oracle veya Dell gibi küresel firmaları niçin olmasın?'' dedi.

Ergün, Teknogirişim Sermayesi Desteği Tanıtım Toplantısında, girişimciliğin, işsizlik sorununa önemli bir çözüm olduğu gibi, ekonomik büyümenin de dinamosu olduğunu dile getirerek, bu destekten yararlanan gençlerin bir çoğu iş arayan gençlerken, bu destekle birlikte iş kuran ve işveren gençler olduğunu anlattı.

''Eski ürün ve üretim sistemlerinin daha iyi hale gelmesi, yeni ürün ve sektörlerin oluşması için girişimcilik ile yenilikçiliğin buluşması esastır'' diyen Ergün, Türkiye'de her 100 yetişkin içinde şirket kuranların sayısının sadece 4,6 olduğu, bu sayının ABD'de 11,7, Güney Kore'de 15, Meksika'da ise yüzde 18,7 civarında bulunduğunu ifade etti.

Nihat Ergün, ''Türkiye'nin dünyanın en genç ülkelerinden biri olduğunu da düşünürsek, girişimcilik konusunda ilerleme göstermemiz gerektiği açıktır. Bugün milyar dolar seviyesinde değeri olan Microsoft, HP ve Google gibi bir çok firma, cesur ve fırsatları avantaja çevirme yeteneği olan genç girişimciler tarafından kurulmuştur. Şimdi biz de soruyoruz: bu ülkenin gençlerinden bir Bill Gates neden çıkmasın? Bu ülkenin Oracle veya Dell gibi küresel firmaları niçin olmasın?'' diye konuştu.

180 PROJE DESTEKTEN YARARLANDI

Bugüne kadar destekten yararlanan 180 projeye biraz detaylı bakan herkesin, bu projelerden dolayı heyecan duyacaklarını vurgulayan Ergün, 180 firmanın, biyoteknoloji'den makineye, elektromekanikten genetiğe, yenilenebilir enerjiden yazılım sektörüne kadar birçok kritik alanda iş hayatına başladığını kaydetti.

Ergün, projeler tamamlandığında genetik haritası analizi, kent içi ulaşım sistemleri, alternatif yakıtlar ve yapay zekâ uygulamaları gibi geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi oluşturacaklarını belirterek, şunları söyledi:

''Bu projeler, mevcut üretimin daha kaliteli ve daha ucuz yapılmasını sağlamakla kalmayacak, şu an dünyada üretilmeyen yeni ürünlerin ortaya çıkmasını da sağlayacaktır. Türkiye, büyük bir ülke olmak iddiasını taşıyorsa, teknolojiyi takip etmekle yetinemez. Bu firmalarımız hem dünyadaki ileri teknolojiyi ülkemize transfer edecekler, hem de ülkemizde yeni teknoloji oluşturacaklar. Burada 180 firmanın hepsinin tek tek ne üreteceklerini anlatma imkânımız yok; ancak bazı projeleri sizlere aktarmak istiyorum.

Bir firmamız, tekstilde farklı kalınlıktaki iplikleri aynı makinede üreterek önemli bir maliyet avantajı sağlayacak. Bir başka firmamız, doğada yok olması uzun zaman alan plastikleri yok etmek için mikroorganizmalar geliştirecek. Bir genç girişimcimiz, nükleer tıp sektöründe doz çekme hatalarını minimize edecek robot kol üretecek. Birkaç arkadaşımız, dünyanın önemli sektörlerinden biri olan ve Türkiye'nin bugüne kadar gereken ilgiyi göstermediği oyun sektöründe faaliyet gösterecek. Aynı şekilde, ülkemiz için stratejik bir sektör olan askeri sistemlerde yazılım geliştirecek olan arkadaşlarımız var.''

BU PROGRAM 'BEYİN GÖÇÜ'NÜ TERSİNE ÇEVİRECEK''

180 firmanın her birinin Türkiye'nin, şu an faaliyet gösterdiği bir çok sektörde gücünü artıracağına işaret eden Ergün, ancak daha da önemlisinin, bu firmaların faaliyetlerinin, Türkiye'nin dünyada hızla yükselen sektörlere daha iyi adapte olmasını da sağlayacağını belirtti.

Bakan Ergün, projenin bir başka öneminin ise, desteklenen iş fikirlerinin, Türkiye'nin birçok değişik şehrinde bulunan 29 farklı üniversiteden gelmiş olması olduğuna dikkat çekerek, destekledikleri gençlerden 8 tanesinin de yurt dışındaki üniversitelerde eğitim gördüğünü bildirdi.

''Bu program, ülkemizde 'beyin göçü'nü tersine çevirmeye başlayan bir özelliğe sahip olduğu için de ayrı bir öneme sahiptir'' diyen Ergün, 180 firmanın, aralarında Kütahya, Samsun, Konya, Malatya, Gaziantep ve Trabzon gibi illerimizin de bulunduğu 13 farklı ilde kurulduğunu anlattı.

Ergün, ''Dolayısıyla üretim ve teknolojinin Anadolu'ya yayılmasında, bu yeni firmalarımız önemli bir rol oynayacaklardır. Bu firmalar başarılı oldukça, kuruldukları şehrin ekonomik ve sosyal hayatına da katkı sağlayacaklardır. Mesele Malatya'da üretim yapan bir firmamız, meyve çekirdeklerini kırıp içi ile kabuğunu ayıracak yeni yöntemler üzerinde çalışacak. Malatya ekonomisinde kayısının ne kadar önemli olduğunu düşünürsek, bu firmanın geliştireceği yeni model, tüm şehir için kritik olabilecektir. Yeni kurulan üniversitelerimiz geliştikçe, teknoloji tabanlı üretim yapan bu işletmeler, 81 ilimize de yayılacaktır'' diye konuştu.

''(PARAYI VERDİK, GERİSİYLE İLGİLENMEYİZ) GİBİ BİR ANLAYIŞ YOK''

Bakanlık olarak, ''parayı verdik, gerisiyle ilgilenmeyiz'' gibi bir anlayışla hareket etmediklerini dile getiren Ergün, iş kurduktan sonra da bilgi ve tecrübelerini genç arkadaşlarla paylaşmaya devam ettiklerini ifade etti.

Ergün, kendilerinin açtıkları bu yoldan esas ilerleyecek olan gençler olduğuna değinerek, girişimcilerin, oldukça zor ve doğru yönetilmesi gereken bir süreç olan iş hayatına hazır olmaları gerektiğine vurgu yaptı.

Nihat Ergün, şunları kaydetti:

''Burada birkaç hatırlatma yapmakta fayda görüyorum: Öncelikle diğer arkadaşlarınızı kendinize rakip olarak görmeyin. Zira günümüzde rekabet küresel bir boyut kazanmıştır ve firmalarımızın kendilerini küresel şartlara göre hazırlaması gerekir. İşbirliği ve ortaklık faaliyetlerine yönelerek, başka firmaların bilgi ve becerilerinden yararlanmaya çalışın. Teknogirişimciler olarak, birlik ve beraberlik içinde olmanız, bir bütün halinde hareket etmeniz gerektiğini düşünüyorum. Şu an yapmakta olduğunuz projeye odaklanırken, iş hayatının önünüze getireceği yeni fırsatlara gözünüzü kapatmayın. Ancak yeni fırsatlara bakacağım derken, elinizdeki projeyi de ihmal etmeyin. İş hayatı dinamik bir süreçtir, birçok firmanın, kuruluş amacını yerine getirdiği gibi yeni alanlara yönelmesi de muhtemeldir, gereklidir.''

Hem girişimcilerden hem de hocalarından, gelecek sene yapılacak olan başvurularda, yeni arkadaşlarını teşvik etmelerini ve onlara yol göstermelerini beklediklerini belirten Ergün, teknogirişimden yararlanan ve gelecekte yararlanmak isteyen gençlerin, hayal kurmaya devam etmelerini istedi.

Ergün, ''Bugün bize sıra dışı görünen birçok fikir, kısa bir süre sonra hayatın sıradan bir gerçeğine dönüşecektir. Jules Verne, Ay'a Yolculuk adlı eserini yazdığında, insanoğlunun bir gün aya gideceği kimseye makul ve mantıklı gelmiyordu'' dedi.

Teknolojik gelişme, sadece sanayi alanında sağlanan bir süreç olmadığını vurgulayan Ergün, hayalleri ve yeni fikirleri çoğaltmak için, bilim kurgu romanlarına veya filmlerine de ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Ergün, Türk eğitim sisteminde bu gibi konulara da önem verilmesi gerektiğini bildirerek, düşünsel sistemde açılan her pencere yeni ve orijinal bir fikir olarak hayat bulacağını anlattı.

1968 yılında çekilen ve aynı isimli kitaptan uyarlanan 2001:Uzay Macerası (2001: A Space Odyssey)filminde, uzay gemisini, yapay zekâ sahibi bir bilgisayar yönettiğini anımsatan Ergün, o gün için insanları hayrete düşüren bu bilginin, bugün kısmen gerçekleşmiş durumda olduğuna işaret etti.

Ergün, insanlık tarihinin, hayal edilenlerin, bir gün gerçekleşeceğini gösteren örneklerle dolu olduğunu dile getirerek, bu nedenle, çevrenin eleştirilerine teslim olunmaması gerektiğini, hayal etmekten, hedef belirlemekten vazgeçilmemesinin zorunlu olduğunu kaydetti.

Tembelliğe değil de motivasyona dönüştüğü zaman, hayallerden daha verimli hiç bir şeyin olmadığına vurgu yapan Ergün, şunları kaydetti:

''Kendimizin ve ülkemizin geleceği için, hayallerimizi hedeflere, hedeflerimizi de projelere dönüştürelim. 7,5 yıl önce, bu ülkede kişi başına düşen milli gelir, 10 bin doları aşacak dediğimizde, bizi hayal kurmakla itham ettiler. 2008 yılında, biz bu hayali gerçeğe dönüştürdük ve kişi başına düşen milli geliri 10 bin doların üzerine taşıdık. 2023 yılında, Türkiye'yi 500 milyar dolar ihracat yapan, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapmayı hedefliyoruz. Bu hedefimize de ulaşacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu hedefe ulaşmak için, gençlerimizin yanında olmaya her zaman devam edeceğiz. Zira sanayimizin ihtiyaç duyduğu teknoloji dönüşümünü sağlamakta, en büyük güvencemiz gençlerimizdir.''

 

Sıcak Haberler

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından “Teknogirişim Sermayesi Desteği" adı altında desteklenen girişimci gençlerin kamuoyuna tanıtım toplantısı Çırağan Otel’de gerçekleştirildi. Rehber PDM 2 projesi ile oradaydı.

Â